ve Veda hakkında uzunca bir yazı..
Bu sabah durduk yere babamı ve annemi gaza getirerek, hemen kahvaltıdan kalkar kalkmaz, Veda filmine gittik. Açıkcası, göreceli olarak geç izlediğimden dolayı bir takım yazılardaki derin eleştiriler kulağımın içinde hafif uğuldayarak gittim sinema salonuna..
Salona girmeden, Veda’nın gösterime girmeden önce fragmanını, yine bir sinema filminden önce izleyip, sinema salonunda yarattığı güçlü etkiye her ne kadar şahit olsam da, yine de eleştiriler kafamın içinde döndü durdu..
Film bence OLMUŞ. Hatta çok güzel olmuş. Öncelikle söylemek istediğim bunun bir FİLM olduğu. Bir sinema filmi. Bir belgesel ya da biyografi değil. Dolayısıyla Cumhuriyet dizisi ya da Sarı Zeybek belgeseli gibi bir şeyler izlemek isteyenler net hayal kırıklığına uğrayabilirler. Arada şekil açısından oldukça fark var. Bu bir film olduğu için genelde beni birazdan anlatacağım bir çok noktada tatmin etti.
Oyuncu seçimleri, prodüksiyon vs. bunlara hiç değinmiyorum bile. Hepsi başarılı. Özellikle minik Mustafa’nın gözlerini çevirip gökyüzüne baktığı bir sahnede ben Mustafa Kemal’in şu çok meşhur tren camından dışarı gök yüzüne baktığı resmini gördüm. Hele Atatürk’ün yaşlılık halini oynayan oyuncunun, bütün film boyunca neredeyse yatmaktan başka bir şey yapmadığı halde, nasıl ATATÜRK olunabileceğini gösterdiğini de gördüm. Bunlar güzel detaylar.
Filmde anlatılmak istenen, hani şu son yıllarda oldukça popüler “İNSAN ATATÜRK” konusunun üstrupla nasıl ele alınacağı. Atatürk’ün Atatürk olana kadar yaşadığı aile ve arkadaş çevresi ile ilişkileri asıl konu. Bu noktada, cumhuriyet nasıl kuruldu konulu beklentisi olanlara Nutuk okumalarını öneririm.
Livaneli, savaş sahnelerinde kan ve şiddet göstermeyerek bence en güzel anlatımı seçmiş. Burada insanların düşünmesi gereken sanal gerçekçilik değil, o sahnenin GERÇEK HAYATTA yaşanmış olması. Birebir kan görmeniz gerekmez düşünmek için değil mi? Ben büyük dedesi (babaannemin babası) Çanakkale’de şehit düşmüş bir kız çocuğu olarak, yere düşen her askerde tasavvur etmeye çalıştım o anları.. Tarifsiz o tasavvurlar..
Peki ya Selanik’ten kaçış? Göç? Annemin ananesi o göçü yaşamış.. Çocukluğumdan beri bana hep anlatılır. Serez’de her şeylerini bırakarak kaçmışlar İstanbul’a.. Yürümek değil asıl mesele, yolda çeteler basarmış hep. Babası Serez’de kalmış, siz gidin ben de geleceğim diye. Sonra orada katletmişler onu gelemeden.. Filmde, yağmur altında yürüyen insanlar böyle canlı hatıralarla yürüdüler benim için. Farkettiniz mi çekilen çileyi siz de anlatımdaki? Trablusgarp’ta zaferler kazanan bir kahraman kumandan, annesini kucağında, muhacırlar kampından çıkardı. Kim olduğunuz önemli değil o anlarda işte..
Bunun yanında, Salih Bozok ile, ilköğretim tarih kitaplarında geçmesi şiddetle muhtemel “yaveriydi, kendini öldürdü” cümlesinden fazla bir şeyler paylaşmak da çok çarpıcı değil miydi sizce de?
Kendi kişisel hayatım için de Fikriye hanım ve Latife hanım’dan örnekler ve dersler çıkarmadım değil. Ama bu yazıda uzun uzun bahsetmeyeceğim :) Sadece ilgimi çeken bir kaç yerden “ders aldım” diyeyim :) Yalnız burada bir not düşeyim, filmde bahsedilen kısım itibariyle değerlendirerek.
Çok ağladım.. Bir çok yerde ağladım.. Ama en çok filmin en sonunda yazan “Gazi Mustafa Atatürk ve Silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, 87 yaşında” cümlesinden sonra hıçkırıklarım çoğaldı.. Bazen insanların kafalarına bildikleri sertçe vurulmalı. Bu kadar çekilen acı bu kadar eziyetten sonra, ben acaba en azından kendi aile fertlerimin anısı için ne yaptım? Ne yapmalıyım? O yıllarda kimsenin hayatı mükemmel geçmedi ve saygıyla anmak yetmez. Bir şeyler yapılmalı. Türkiye Cumhuriyeti’ne layık bireyler olmak için çaba göstermeli, Türk gençliği.
Sevgili Zülfü Livaneli, işte o şeyi kendi adına bu film ile yaptı. Kendisiyle yüz yüze tanışma imkanım olursa eğer bir gün, -muhtemelen çok histerik bir şekilde- teşekkür ve tebrik edeceğim. Emeği geçen herkese binlerce teşekkürler.
Veda, olmuş..
Not: Kaya Akkaya’nın Nuri Conker’ini de es geçtim sanmayın. İnsanın bu denli beğendiği bir filmde “bu çocuk benim arkadaşım!” diyeceği birinin olması çok hoş bir duygu :) İyi ki tanışmışız Kaya, seni de çok tebrik ederim :)
- Alemsah Ozturk,
- Nerd Also Ran,
- MugeCerman,
- Veda Film
-
uyarı: yüksek dozda spoiler içerir.
-
#alevbunasonrabak
-
bense pek beğenmedim filmi... beğenmeme nedenim bazı sahnelerin gereğinden fazla uzatılması... Sık sık filmden kopuyorsunuz... Ayrıca bir de bazı sahnelerde, oyunculuklar gerçekten rahatsız edici derecede yapmacık :) benim görüşüm...
-
Veda'yı beğenmenize sevindik :) Güzel yazı için teşekkürler...
-
Ben kopmadım hiç? :) Oyunculukları da beğendim.. Bilmem.. Ben gayet sevdim.. Burada detay veremiyorum, yazmadığım bir sürü detay var hepsini yazsam filmi anlatmış olurum ahaha
-
ben de detay vermemeye çalıştım... herkesin fikri farklıdır... ben sık sık kendimi saate bakarken buldum... neyse, yine de o günleri farklı bakış açısından görmek güzel geldi
-
tabii ki :) film arasında annem ve babamla yine konuştuk.. yine paylaştık.. ben veda filmini izlerken, yaşadım..
-
çok şey var başar, yazıyı yazarken post etmekte acele ettim :) şimdi aklıma geliyor parça parça ama naapalım.. sanırım ne demek istediğimi ne anlatmaya çalıştığımı ifade edebildim. bu yeter bana.
-
#unutmaokubunu
-
blog'umun rss'i facebookta da bağlı. mesajla süper yorumlar aldım yazıyla ilgili :) demek ki film gerçekten başarılı olmuş arkadaşlar.












