Anneler için İnternet Sansürü
Bu yazımda internet sansürü diye ortalığı ayağa kaldırdığımız olayın, bilgisayarlar hakkında fazla bilgisi olmayanlar tarafından da anlaşılmasını sağlamayı amaçlıyorum :)
Bir sürü bilgisayarın telefon hatları üzerinden haberleşmesine basitçe internet diyoruz. İnternet, international network yani uluslararası ağ’ın kısaltması.
Bilgisayarlar haberleşmek, bilgi alışverişinde bulunmak için IP numarası dediğimiz numaraları kullanıyorlar. Bunları bizim telefon numaralarımız gibi düşünün. Her bilgisayarın bir ip numarası var. Bazı IP’ler sabittir, mesela benim kendime ait bir telefon numaram olması gibi. Bazıları da her yeni internet bağlantısı kurduğunuzda değişir, dinamiktir, mesela benim gidip sizi her defasında başka bir ankesörlü telefondan aramam gibi.
Her bir internet sitesinin de bir IP adresi vardır. Ben milliyet.com.tr sayfasını açıyorken, bu benim okuyabileceğim ve aklımda kolayca tutabileceğim kelimelerin arkasında bir IP adresi bulunur. Bilgisayarım bunu DNS dediğimiz, telefon rehberiymiş gibi düşüneceğimiz bir sistem ile anlar. Ben milliyet.com.tr yazarım, bilgisayarım gider DNS sunucularına (sunucu, şu kocaman güçlü bilgisayarlar) danışır, “bu milliyet.com.tr’nin IP adresi neydi?” diye sorar. IP adresini alır, gider bağlanır, bana sayfamı getirir gösterir. Her bir internet sitesi için bu sistem böyle çalışır.
Basitçe, bir internet sitesini açarken şöyle olur:
Ben size telefon etmek isterim, adınızı biliyorum lakin telefon numaranız yok? Adınızı 118′e sorar, telefon numaranızı alırım.Numarasını öğrendiğim sabit hattınızı, ankesörlü bir telefondan ararım. Konuşuruz.
Bilgisayarınız internet sitesini açmak ister, adını bilir lakin IP adresi yok? Site adresini DNS sunucusuna sorar, IP numarasını alır. IP adresini öğrendiği (ki bu bir internet sitesi olduğundan sabit IP’ye sahip olmalıdır) internet sitesine bağlanır. Size sayfayı gösterir.
Aynı mantık :)
Gelelim karşı karşıya olduğumuz internet sansürü ve son günlerde yaşadığımız olaylara.
2007 yılında kabul edilen 5651 numaralı kanun‘un 8. kısmının 1.maddesi der ki:
İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellen mesine karar verilir:
a)26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1)İntihara yönlendirme (madde84),
2)Çocukların cinsel istismarı (madde103, birincifıkra),
3)Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde190),
4)Sağlık için tehlikeli madde temini (madde194),
5)Müstehcenlik (madde226),
6)Fuhuş (madde227),
7)Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama(madde228),
suçları.
b)25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
“yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak” diyor kanun. Yani kanıtlara ihtiyacımız yok. İşte youtube, Atatürk’e karşı hakaret unsuru içeren videoları barındırdığı için 2007′de bu yüzden engellendi. Pire için yorgan yakıldı, Türk halkı’nın bilgiye erişimi engellendi. Çocukları ve gençleri korumak için onlarca Aile koruma filtresi programları olduğu halde (bu programlar sizin kontrolünüzde, evinizdeki bilgisayarınızda hangi sitelere girilip hangilerine giremeyeceğinizi kontrol etmenize yarar) ve bu programlardan biri TÜRK TELEKOM HİZMETİ olduğu halde, elimizden bizim bilgiye erişim hak ve özgürlüğümüz alındı. Youtube’da hakaret içeren videolar; gelişim ve bilgi videoları, müzik videoları, gülmecelerle emin olun kıyasladığınızda çok ufak bir kısım. Düşünür müsünüz bir, nelere erişemiyoruz? Aile koruma programları konusunda her bir kullanıcıyı bilinçlendirmek yerine bilgiye erişimi tamamen kapatmak bir insanlık suçu değil de nedir? Sadece engellenen youtube da olmadı, bir dönem blogger ve wordpress gibi kişisel sayfalar oluşturulup bilgi paylaşımı sağlanan, siteler de bir dönem engellendi. Sansürün kimseyi daha iyi bir vatandaş yapmayacağını anlayamayanlar, pıtırak gibi siteleri engellemeye başladılar.
Türk telekom youtube’u engellerken de bunu DNS üzerinden engelleyerek yaptı. Yani basitçe, youtube’a ait “telefon numaralarını rehberden sildi”. Biz de Türk Telekomun DNS’leri yerine Open DNS ya da Google DNS ‘i kullanmaya başladık erişmek için. Yani, youtube’a ait IP adreslerinin silinmediği rehberler gibi düşünün.
Engelli olan youtube’a DNS değiştirip girdildikçe, IP adreslerini bloklamaya karar verdiler. İşte bu hafta başımıza gelenler bu yüzden oldu. Google, bizim iş yaparken kullandığımız bir çok servisi için (örneğin, siteye giriş istatistikleri için kullanılan analytics, şirketler ve normal kullanıcıların dökümanlarını paylaşmasını sağlayan docs, öğrencilerin ve yabancı dili kuvvetli olmayanların yabancı dillerdeki yazıları çevirmesi için kullandıkları translate gibi) , youtube ile ortak IP adreslerini kullanıyordu.
Hatayı katladılar. Youtube’a erişimi kesmek için, bu ortak IP adreslerini de engellediklerinden servislere erişememe, kesinti ve yavaşlama başladı. Telekom İletişim Başkanlığı, özetle bu durumu şöyle komikçe bir şekilde açıkladı : “Biz google’ı engellemedik, youtube’u engelledik. Ama onlar aynı IP’leri kullanıyor, Google’ı aynı IP’leri kullanmayın diye uyardık.”
Google, Türkiye’ye ait bir şirket değil. İnternet, küresel bir ortam. “Aynı IP’leri kullanmayın” demek sizce de komik ve acı değil mi? Sanki youtube’u engellemiş olmak makul ve kabul edilebilir bir şeymiş gibi, google servislerine de böylece erişimi engellemeyi meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
Ortada yanlış olan, kanuni bir yanlışlık. Düzeltilmesi gereken yanlışlık başta budur. 5651 numaralı kanun’un tartışılması, düzenlenmesi gerekmekte.
İşte, internet sansürü ve Türkiye’mde yaşananlar özetle bunlar.
Bu yazıyı, “Anneler için” başlığıyla yazdım. “Anneye anlatır gibi” deyimi ile esprili olsun diye. Sürç-ü lisan ettimse, affola. :) Eğer bu yazıyı başarılı bulursanız, lütfen çevrenizdeki bilgisayar kullanan/ kullanmayan ama ilgisi olan, az bilgiye sahip herkese okuyun, okutun, gönderin.
Bu sansüre, özgürlüğümüze yapılan müdahale için bir bilinç oluşturmamız öncelikli.. Önce neler olduğunu kavramalı, sonra harekete geçmeliyiz.
Yanlışlar katlanıyor, dur dememiz şart.

- tunahan,
- İsmail H. Polat,
- FUNdalina,
- GFKA
-
hay allah, feed'e resmi çekememiş. neyse.
-
Bu sansüre, özgürlüğümüze yapılan müdahale için bir bilinç oluşturmamız öncelikli.. Önce neler olduğunu kavramalı, sonra harekete geçmeliyiz. Yanlışlar katlanıyor, dur dememiz şart. Çok güzel yazmışsın kestanem
-
Teşekkür ederim Funda'm.. IP diyoruz DNS diyoruz, ama bu kavramlar bizim genele oranladığımızda minicik kalan bir kısmımız tarafından biliniyor :)
-
Bahriye abla çok açıklayıcı ve güzel bir yazı olmuş. Eline sağlııık. :)
-
Eline sağlık Bahriye. Oldukça açıklayıcı ve basit olmuş! Anneler anlar mı bilmem ama internetle azıcık bile ilgili olan herkes anlar.
3 Yorum to “Anneler için İnternet Sansürü”
-
Ebru Baranseli mesajı:
6 f 2010 at 11:42 pmanneler için internet rehberi :) harika olmuş. yayalım bu yazıyı.
-
Tweets that mention Anneler için İnternet Sansürü | Bahriye -- Topsy.com mesajı:
6 f 2010 at 11:48 pm[...] This post was mentioned on Twitter by Bahriye Sarıkaya, Cenay Bulut. Cenay Bulut said: RT @kitiarauthmatar: yeni blog yazısı– Anneler için İnternet Sansürü http://www.dragonlance.be/2010/06/anneler-icin-internet-sansuru/ [...]
-
aSosyal – Hadi Youtube’a Girelim mesajı:
7 f 2010 at 5:01 pm[...] Youtube’a erişim normal şartlarda yasak. Pire için yorgan yakıldı özetle. Bahriye abla bir yazıyla çok güzel açıklamış durumu. Haziran başına kadar Google DNS ve Open DNS kullanarak [...]












