Yarın SOPA’YA KARŞI İnternet Kararıyor!
yarın, dragonlance.be de SOPA’ya karşı kararacak. siz de internet tutulması’na destek verin.
İnternet Tutulması
Tüm dünyada aynı anda yapılacak bu eylemin, Türkiye destekçisidir
Bir günlük internet karartma eylemine davet ediyoruz…
Eylem bir tek Türkiye de degil, dünya genelinde binlerce sitenin katılımıyla gerçekleşiyor. Çarşamba günü internet sitesi sahipleri siyah index atarak bu eyleme katılıyorlar.
Etkilenecek Siteler
- - Youtube
- - Wikipedia
- - Oyun siteleri
- - Sözlük Siteleri
- - Twitter gibi binlerce sosyal site telif hakkı nedeniyle sansürle karşı karşıya…
SOPA Nedir
Amerika da yürürlüğe giren SOPA(Stop Online Piracy Act) yasasıyla, internet özgürlüğümüz kısıtlanmaya devam ediyor
İnternet sitelerinde satılan ürünlerden, kullanılan içeriklere, yayınlanan videolardan, bilgisayar oyunlarına kadar telif hakkı ve ticari marka kelimelerinin birlikte anılabileceği her unsuru etkileyebilecek halde hazırlanmış bir yasa tasarısı.
Dev hizmet: Sosyal Medyalar 2011′i nasıl kapattı?
ComScore’dan Social Bakers’tan, Google aramalarından başı dönmüş, dönecek herkese dev hizmetle özet geçiyorum. İyi belleyin sorucam.
Dünyacana vaktimizi nereye harcadık acaba?
Facebook’ta 6. sıraya düştük ülke olarak. Azıcık çaba gösterin allasen?
Türkiye’de “Twitter diye bişi var abi, Hilal Cebeci falan var” olduk hepimiz bu sene.
Google + ve bi takım “öngörüler”
Video dünyası
Mobil meseleler, Android’ler, iPad’ler..
Bir haftadır hem cağnım Galaxy S II hem de iPad kullanan biri olduğum için daha önce havaya salladığım bir çok önermeyi birebir test etmiş oldum. Çoğunlukla haklı olduğumu bir kere daha kanıtladığımı söyleyebilirim.

-Amazon’lardan amazon beğenmece-
Apple ID’m Türkiye’den. Amazon da Türkiye’ye eBook satmıyormuş. Dolayısıyla benim Türkiye Appstore’unda Kindle app olmadığı için download edememem gibi bir durum söz konusu. Telif hakları felan filan.. Evet şahane.
Android cephesinde ise olay daha da güzel. APK’yı indir netten bi yerden bul, kur, login ol. TA-DA! Gerçi hepsi bi yana bizde, root’lanmış cihazlarda market enabler ile bir verizon bir tmobile’mışcasına marketi indirip kaldırmak da var! (Şu anda kindle var telefonumda, yaldır yaldır okuyorum kitapları)
Dolayısıyla, kimse kusura bakmasın. Parasıyla rezil olmaya devam etmek isteyenler, devam edebilirler bu duruma. (Ha evet, bu arada, USA ID alıp kotarabiliyorsun durumu biliyorum. Ama allah aşkına bi dönün bakın bizde işler ne kadar kolay.)
-Instagram vs. Little Photo-
Şimdi evet, instagram sonuçta filtrelerinden ziyade bir social networking alanı halinde. Ama ben bir instagram kullanıcısı değilken, sanki, dünyanın en güzel filtreleri instagramdaymış gibi hissettiğim için, android’ime zilyon tane filtre programı indirmiştim. Little photo en epik olanı ve gerçekten de instagramın ağzını burnunu döver! Yani oturup bunun için size apayrı bir blog postu yazmam lazım.
“Eeee hadi filtreler tamam social network?” diyenlere cevabım kapı gibi geliyor: Android için Instagram geliyor Your argument is invalid.
Ha bu arada, iPad için instagram app yok, dev gibi ekranda cuk kadar app ile taklalar atmaca. Peki.
-Yeni bir yol, Path-
Sadece iPhone (ve dolayısıyla iPad) ve Android ile erişebileceğiniz, instagram benzeri bir yapıda, public profiliniz olmayan bir network Path. Instagram’dan yapı olarak tek farkı, içeride de public profiliniz yok. Birinin profilini görmek ya da kendi profilinizi birine göstermeniz için ekleşmeniz şart.
Twitter’a, Facebook’a, Foursquare’e, ve Tumblr’a bir post üzerinden data gönderebiliyorsunuz. En güzel yanlarından biri bu. Ve ara yüzü cok güzel. Kurduktan sonra, sabah uyandığımda, facebook’tan önce path’e baktığımı farkettim.
iPhone application’unda Android’de olmayan filtreler var fotoğraf paylaşırken. (Ama bizim zaten tonla filtremiz olduğundan eksikliği yok, sadece çifte standart yüzünden nerdrage geçirdim ufaktan)
Ayrıca iPhone app uçuyor kaçıyor, tr karakter sorunu yok (android’de var), ve hareketli oldukça. Android app daha düz. Lakin, like’ları, görüntüleyen arkadaşları ve stream’i güncellemede iphone app takılıp kalırken, android canavar gibi. iPhone tarafında orda bi sıkıntı, bi bug var.
Bunun yanısıra, iPhone’da iTunes’a bağlı olduğundan, dinlediğin bir şarkıyı paylaşınca o şarkının bir önizlemesini dinleyebiliyorsun. Android’de -bu defa normal olarak- bu yok.
Ben daha henüz karar veremedim, bir ordan bir diğerinden kullanıyorum bunu.
-Çuvaldızımızı kendimize batırmak: Google Plus Android App-
Hafta sonu, androidli hayatımın en güzel hamlesini yapıp, Juice Defender ile Gemini App Manager kurdum. İki katına çıkan şarj süremin sefasını sürerken, farkettim ki, tuş kilidi yaptıp geri döndüğümde yeniden bağlanan 3g yüzünden, plus dakka başı kendini arka planda çalıştırıyor.
Gemini app manager’dan diyorum ki, sen kendini hiçbir durumda autostart yapma. Superuser ile tepesine binmeme rağmen her defasında override ediyor benim ayarlarımı.
Eytere be deyip kaldırdım. Bi anda telefonumun şarjı daha da uzun gitmeye başladı inanmazsınız, zaten browser dışında bakmıyorum bile plus’a.
Şu google’ın elinde bu kadar datası varken bir şeyleri bir türlü olduramamasını anlayamıyorum ben. Başında Türk mü var bunların ya?
-Sonuç-
Güzel şeyler bunlar, ama sırf iphone/ipad daha popüler diye, cağnım android applicationlara yüz ceviren şirketleri dövesim var. (Nerdrage demistim değil mi?) Yani evet, piyasa böyle, ama piyasayı da sen beslemiyor musun?
Ve en çok da, açık kaynak destekçisi olup, halen apple sevdalısı olan çelişkideki (ama güzel) arkadaşlarımı anlamıyorum. (yanaklarından öbüyorum ama)
Devam ederim belki bir şeylerle karşılaştıkça bu yazı dizisine..
Ağlatan şarkılar
Öyle ağır acılı arabeskler değil.
Şu aralar iki şarkıyı dinledikçe gözlerim dolu dolu oluyor. Bir tanesi hatta şarkı bile değil. Autotune ile yapılmış Martin Luther King JR.’ın I have a dream konuşması. Zamanında videoyu mp3′e çevirmiştim. Telefonumda loopta dinliyorum. Dinledikçe ağlıyorum, ağladıkça dinliyorum.. Deli miyim neyim.
Diğeri ise, bugün karşılaştığım, ofiste şakır şakır beni ağlatan, otobüste zor tuttuğum, anneme izletirken dudağımı ısırdığım, sonra odamda 835834758743. kez dinlerken kendimi saldığım, sevgili Emir Çerman‘ın Berkeley müzik okulundaki arkadaşları ile oluşturduğu Rhythm of the Universe grubunun Van için seslendirdiği, Van türküsü “Bizim Eller.”
Dinlediğinizde farkedeceksiniz, ikisinin de inanılmaz enerjileri var. Özellikle, “Bizim Eller” türküsü tüylerinizi diken diken etmedi mi sizin de? Neyse işte, bu aralar loopta dinliyorum bunları.
Müzik, sen ne güzel bir mucizesin.
Benim koyun milletim.
Bak daha birkaç saat önce yaşandı bu olay. Kilyos – Hacıosman metrosu otobüsü 151′e bindik Kilyos’tan. Şu durakların okunduğu sistem var ya, heh işte o takılmış. Motor sesinin beyninize işlediği İkarus otobüsümüzün içinde loopta şunu izliyor ve aynı anda dinlemek zorunda kalıyoruz:
Yarım saat boyunca, aynı şey. ÇİN İŞKENCESİ GİBİ. Şöföre söyledim, adam “uydudan geliyor kapatamıyoruz, ancak sesi bu kadar kısılabiliyor” dedi. Beyaz Masa’nın telefonunu bulup aradım, sakin ve sarkastikçe sevecen bir ses tonuyla şunları söyledim:
-Şu anda, 151 Kilyos – Hacıosman otobüsündeyim. Şu İstWeb Tv reklamınız tekrarlı olarak otobüse bindiğimizden beri dönmekte. Şu anda çok sinirliyim, çin işkencesi gibi kafamda yankılanıyor sabah sabah.
-Anlıyorum, bize adınızı ve telefonunuzu bırakır mısınız lütfen?
-(Bırakıyorum) Bakın, eğer bu şekilde reklam yapmak amacındaysanız dev hata yapıyorsunuz, zira bu televizyon mudur artık nedir, onu asla izlemiycem. Şunu da artık kapatırsanız, hani ben zaten geldim sayılır. BEN YANDIM İNSANLAR YANMASIN.
Yaklasık bir 10 dakika sonra falan looptaki yayını durdurdular. Gerçi yol da bitmişti. Ama sevgili IBB, DEV YANLIŞTASIN. Dev.
~o~
Burdan nereye gelicem.. İlk başlarda kafamızı koyduğumuz gibi kuzenimle uyuklamaya calıştığımız için rahatsız edici kısmı, uyandığımızda kafamızın dolu olmasıyla gerçekleşti. Bir otobüs dolusu (ayaktakiler-oturanlar) insanın elinde fıtı fıtı trici’li edcc’li smartphone’lar…
O gerizekalı eziyete katlanıyorlar da, bir tanesi şikayet etmiyor? Bir tanesi tepki göstermiyor? Ben buna mecbur muyum arkadaşım yok mu bunun bi durma yöntemi demiyor?
Dünyanın eeeeen koyun memleketiyiz bebişlerim. Kimse itiraz etmesin, sabahtan gelen sinirimle ağzının ortasına çakarım. İtiraz etme, tepki gösterme çipimiz yanmış. Hamdolsun, ne gelirse Allah’tan.
![stop[1]](http://www.dragonlance.be/wp-content/uploads/2012/01/stop1-300x196.jpg)



















